=
“Nereye Kayboldum?” yazılarımın son bölümünü nihayet yayınlayabiliyorum, en azından 2013 bitmeden :)

En son yazımda, 2. aşamaya hazır olduğumdan bahsetmiştim. Peki sonrasında ne oldu?

Dondurulmuş 14 embriyomdan birine kavuşmak için ilaç tedavisine başladım. Neyseki bu sefer göbekten iğneler yok derken, transfer öncesi kara haberi aldım. Günde iki doz kalçadan progestan iğnesi ve göbekten kan sulandırıcı iğne almam gerektiğini öğrendim. Tabi ki tek aldığım ilaçkar bunlar değildi ama gözümde en büyüyenler onlardı. Progestan iğnenin ne kadar can yaktığı iyice şehir efsanesine döndüğünden içimi bir korku sarmadı değil ^_^ Neyseki korkunun ecele çaresi yok diyerekten ilaçlarıma başladım ve evet hiç korktuğum gibi olmadı. İğneden deli gibi korkan biri olarak söyleyebilirim ki eğer bir şekilde progestan iğnesine başlamanız gerekirse hiç korkmayın! Bu sanırım tamamen insanın bünyesiyle alakalı. Gerçi artık bir sürü operasyon, iğne, sancı derken acı eşiğim baya yukarılara çıktı sanırım :)

5 gün sonunda transfer günü geldi. Ben aslında o gün ne heyecanlı, ne mutlu, ne de endişeliydim. İçimden sadece bu sürecin bir an evvel bitmesini istiyordum. Hastaneye gittim, sıramı bekledim, embriyolar çözdürüldüğü için alelacele ameliyathaneye alındım. Bu sefer uyutulmadığım için ameliyat ortamı beni biraz gerdi. Anksiyete nöbetii geçirmeye başladım. Doktor nefes alma diye söylenirken titrememeye çalışmak gerçekten çok zordu. O yüzden hem transferimi gerçekleştirecek ekip için hem de benim için zor bir operasyon oldu. İşlem bittiğinde bir süre hareketsiz yattım. Tabi o arada etrafımdakiler bir sonraki operasyon için ameliyathaneyi hazırlamaya başladılar. Ben tabi hem stresten hem korkudan ağlıyorum. Sonuna kadar sabrettiğim tedavimin sonunda başarısız olmuştum. Benim yüzümden bebeklerimin bana tutunmayacağını düşündüm ve saatlerce ağladım. Sanırım bu süreci yaşayan herkesin yaşadığı bir durum olacak ki yanıma süreci anlatmak için gelen hemşirenin ilk dediği “Sonucun negatif olursa bu senin suçun olmayacak. Sen ne yaparsan yap içerideki embriyonun tutunmasına engel olamazsın.” Tabi bu beni rahatlattı mı. Tabi ki hayır :) Bu arada merak edenler için söyleyeyim transfer işlemi sonrasında sadece yarım saat hareketsiz yattım. Sonrasında tuvalete gittim. İşlem öncesinde litrelerce su içtiğimden dolayı tuvalete koşmamak için kendimi zor tuttum. Eve gittikten sonra da hep yattım 3 gün boyunca sadece tuvalete ve iğne olmak için hastaneye kalktım. 3 günün sonunda işe döndüm. Normal tempomda çok hareket etmeden işime devam ettim. Eve gittiğimde de ilk günler yattım. İlk haftanın sonunda arkadaşlarımla iş çıkışı buluşmaya başladım. Bu arada çok düzgün beslendim, alkol ve sigarayı bıraktım. Transfer sonrası işe dönmek bana çok iyi geldi sanırım. Çok fazla düşünmedim böylece. 13. gün hastaneye gidip gebelik testimi yaptırdım. Sanırım benim için en zor olanı o bir saati beklemekti. Yanımda benim gibi pek çok kadın vardı sonucunu bekleyen. Hepsi de hasta gibi görünüyordu ve belli ki bu süreçte kendilerini çok yıpratmışlardı. Ağlayanları da görünce hemşiremden bana sonucum çıkınca haber vermesini isteyip eşimle hastanenin cafesine çıktık. Sonuçlarımızı öğrenmeye tekrar gittiğimizde aslında çok iç açıcı bir sahneyle karşılaşmadık. Çünkü tahlil sonuçlarım çok düşüktü. Doktorum elimizde embriyolarımız için bizi teselli etti. Ve biz o odadan elimizde negatif sonuç olduğunu düşünerek çıktık. 4 gün sonra testi tekrarlayacaktı. Hayatımın en kabus dolu 4 gününü işte o zaman geçirdim. Ne yemek yiyebiliyor, ne de uyuyabiliyordum. İğnelerimden dolayı vücudumun çeşitli yerlerinde morluklar vardı. Kalçamda iğne yapılan yerler sertleşmişti. Olmayacağını düşünerek hergün bu iğnelere devam etmek canımı daha çok sıkıyordu. 4 gün sonra bir Pazar sabahı hastaneye gittik ve kan testini tekrarladık. Sonuçlar için doktorun odasına girince, “Oscar’ı alıyor muyuz bir bakalım” dedi. Ve sonucumun yükseldiğini söyledi. Hadi kız hayırlı olsun gebesin dediğinde artık eşimle suratımız nasıl bir hal aldıysa, odadakiler gülmeye başladılar. Biz ne güldük, ne üzüldük. Hani derler ya kal geldi diye, işte bize de ondan oldu :) Doktor şoka girdi zavallılar diyerek bizimle el sıkışıp gönderdi. Eşimin çalışması gerektiğinden işe döndü. Ben de tabi inanılmaz bir rahatlamayla sokaklarda bir süre dolanıp annemlere gitmeye karar verdim. Tabi evde haberi verince bir bayram havası. Tedavilerim süresince beni görüp gizli gizli ağlayan babacığımın yüzündeki mutluluğu görmek benim için herşeye bedeldi. Kayınvalideme telefon açıp anlattığımda mutluluktan ağladı. Sanırım o anda ailemin tepkilerini görmek beni daha mutlu etti. Çünkü benim içimde bebeğimin kesesini görecek miyim? kalp atışlarını duyacak mıyım endişesi vardı. İlk doktor kontrolüm 5.5 haftadaydı. Bebeğimizin kalp atışlarını duymak eşim ve ben için dünyanın en büyük mucizesiydi.

Yine de son 1-2 haftaya kadar kendimi hamilelik konusunda çok rahat hissedemiyordum malesef. Bu yazıyı ertelememin en büyük nedeni de buydu sanırım. İçimdeki o “çocuğumu görebilecek miyim?” sorusu hala aklımdan çıkmasa da sanırım hamileliğin keyfini yavaş yavaş çıkarmaya başladım.

An itibariyle ruh halim budur… Bence gülmeyi hakettim :) 18. haftamın ilk gününden herkese merhaba… Artık blogumun normal işleyişine dönebiliriz.

Sevgiler…

 Daha fazlası için sosyal medyada takip edin!
Share Post
Written by
Latest comments
  • Tek solukta okudum. Umarım sağlıklı sıhhatli bebeğini kucağına alırsın ^_^
    Şimdiden mutlu yıllar dilerim :)

  • İki yazını da okuyunca gözlerim iyice doldu. Ben şu an 22 yaşındayım ve 5-6 cm'lik kist alındı benden de. Doğum kontrol hapları ile yaşıyorum artık. Daha ufukta ne evlilik ne çocuk var ama insan yine de acaba ileride çocuğum olmazsa diye düşünüyor. Allah mutluluğunuzu daim etsin, hayırlısı ile bebeğinizi kucağınıza alın. İçimi döktüm ben de ama sizin durumunuz bu konuya daha iyimser bakmamı da sağladı :) Teşekkürler…

  • çok teşekkür ederim, mutlu yıllar :)

  • Ağladım mutlulukdan :) Allah kimseyi bu duygudan mahrum etmesin..Bende 24 yaşında bekar bir bayanım insan ne olacağını bilemiyor herhangi bir sağlık problemi çıkmasada..Umarım sağlıkla bebeğinizi kucağınıza alırsınız :) Sevgiler

  • Allah analı babalı büyütsün :) Evet gülmeyi haketmişşiniz gerçekten 😉 Mutluluklar

  • Bu yorum yazar tarafından silindi.

  • ne hissettiğini anlayabiliyorum ama sakın umutsuz düşünme. her kist farklı farklı oluyor. aynı çeşit kistin yerleşimi bile çok önemli. 1 hafta önce senin gibi evli değilken 6 cm lik kistini aldırmış şimdi yine 5 cm lik kistiyle 36 yaşında kendiliğinden hiç bir tedavi görmeden hamile kalan bir arkadaşım var :) kendini sakın baskı altında hissetme. mutlu yıllar…

  • Amin canım, umarım sen de istediğin zaman sorunsuz bir şekilde bebeğine kavuşursun :)

  • Amin :) Çok teşekkür ederim, mutlu yıllar…

  • Seni seviyordum, bu içten yazı dizisinden sonra daha da çok seviyorum. Ailecek hep mutlu olun :)

  • Ben de seni seviyorum :) Mümkün olduğunca olayı dramatize etmeden yazmaya çalıştım, senin gibi değer verdiğim birinin beğenmesine çok sevindim :) İnşallah bundan sonra hep mutlu olacağız. Öpüyorum gözlerinden…

  • ^_^ Allah size sağlıklı, mutlu bir hayat versin. Çok güzel gülüyorsun, gülümsemen hiç eksik olmaz umarım bundan sonra yüzünden. :*

  • Bundan sonra üzülmek olmasın dilerim bebeğinizi sağlıkla ve keyifle kucaklarsınız.Çok mutlu oldum yazınıza gerçekten merak ediyordum neredeydiniz diye.Bundan sonrasında bol sağlık dilerim.Sevgiler

  • İnşallah bebeşinizi güle oynaya kucağınıza almak nasip olur, tebrikler

  • Yaşadıklarını sadece yakından izleme fırsatım olmuştu hastalarda ama okurken gözlerim doldu.. Çok tebrik ederim, hayırlısıyla, sağlıkla, mutlulukla bebeğinizi kucağınıza alıp büyütürsünüz umarım.. Her şey gönlünüzce olsun ♥

  • çok teşekkür ederim canım benim ^_^

  • İnşallah bebeğimle yazılarımı da paylaşacağım :) Neyseki beni merak eden birileri varmış mutlu oldum 😀 Mutlu yıllar…

  • inşallah tek dileğim o :)

  • çook teşekkür ederim :) sen de Tüp Bebek Merkezi'nde mi çalışıyorsun?

  • Çok benzer durumlar yaşamışız sevgili Seher. Anlattıklarından kendimi hatırlamamak mümkün değil. Yumurtlamayı beklemek ve hekimin hayırlı olsun kelimesini duymak kadar bir kadının psikolojisini bozan ve kadınlığını sorguladığı bir dönem yok sanırım. Artık sağlıklı ve güzel günler seni bekliyor, hayırlısı ile bebeğinizi kucağınıza aldığınız günler çok yakında. Bebeğinizle beraber sağlıklı günler dileğimle, mutluluğunuz daim olsun, iyi yıllar, sevgiler.

  • ne güzel sen de mutlu sona kavuşmuşsun, mutlu yıllar :)

  • Ne güzel anlatmışsın! Hiç endişelenme ve tadını çıkar, musmutlu süper bir aile olacaksınız yakında, güzel mutlu şeyler düşün hep:) şimdiden tebrik ediyorum, dualarım sizinle!

  • çook teşekkür ederim, dualara ihtiyacımız var :)

LEAVE A COMMENT