Herkese selam! Bazılarınıza ilk kez, bazılarınıza ise yeniden merhaba diyorum bu satırlarda… Yeni bir blog, yeni hayaller, yeni fikirler ile yeniden blog yazmaya başlıyorum. Ne de olsa değişmek güzeldir.

2010 yılında ilk kez bu yazı ile seslenmişim size. 8 koca yıl geçmiş üzerinden. Ve ben aktif olarak blog yazmayı bırakalı 3 yıl geçmiş. Sahi neden bırakmıştım ben blogumu diye düşündüm geçen gün. Bunun belki de en büyük nedeni son dönemde artık keyif için değil de, alevlenmeye başlayan blogger yarışında hayatta kalmak için yazmaya başlamamdı sanırım. Yeni anne olmuş olmam, ruhumda ve fikrimde tohumları ekilmiş olan yeni benliğimin doğum sancıları… Bunların hepsi bir şekilde uzaklaştırdı beni. Ama en çok da kendimden ve kendi isteklerimden kaçmam ve yeni beni kabullenemeyeşim uzaklaştırdı belki de…

Hayatta sizi mutlu edebilecek tek bir yol yok.

2017’inin başında artık kim olduğumu, nelerden keyif aldığımı, neler yapmak istediğimi bilemez haldeydim ve koca 1 yıl kimliğimi, yolumu aramakla geçti diyebilirim. Özellikle son 6 ayımda bunları düşünmek için fazlaca vaktim oldu. Ve anladımki bunları sanırım hiçbir zaman tam olarak bilemeyeceğim. Köprünün altında geçen sular geçmeye devam ediyor ve biraz klişe bir deyim olacak ama “değişmeyen tek şey değişimin ta kendisi”. Artık bir şeyler size doğru gelmemeye başladığında içinizdeki değişimi kucaklamaktan başka bir şey elden gelmiyor. O yüzden içinizdeki kadını sevin ve bırakın değişsin. Çünkü hayatta sizi mutlu edebilecek tek bir yol yok. Hayat bir yolculuk ve bu yolculuğu tamamlayabileceğimiz bir çok yol var.

değişmek güzeldir

Bundan 10 sene önce birisi bana 10 yıl sonra bu noktada olacağımı söylese çok çok üzülürdüm. Hayallerimdeki Seher 30’una kadar o çok beğendiği plazalarda artık kariyerinde kendini kanıtlamış ve dolayısıyla etrafındaki herkese kendini kanıtlamış, başarılı bir iş kadını olacaktı. Evlilik ve pek tabi ki çocuk sahibi olmak çok da hayallerimin bir parçası değildi. Ama işte hayallerimize kavuşmak mutluluk garantisi vermiyormuş. Bazen kurduğumuz hayallere kavuşmak başka birinin hayatını yaşıyor hissi de verebiliyormuş. Benim bunu kabullenmem için 31 yaşına gelmem gerekiyormuş.

Şu anda 31 yaşındayım, 6 yıllık bir evliliğim, 3.5 yaşında bir oğlum ve 6 aydır evden freelance olarak çok keyif alarak yürüttüğüm bir kariyerim var. Yaşadığım yer tamamen değişmek üzere. Diyebilirim ki şu an bulunduğum yerden çok çok mutluyum ve sahip olduklarımın tamamını ben seçtim. Eşim ve oğlumun olmadığı bir hayat düşünemiyorum. Özgür irademle keyif alarak çalıştığım, çalışmak istediğim müşterilerimi kendim seçtiğim ve istediğim an dünyanın istediğim bir yerinden yürütebildiğim bir işim olduğu için çok mutluyum. Başarımı ay sonunda hesabıma yatan toplam para ile değil de mutluluğumla ölçmek paha biçilemez. Sağlık, mutluluk ve huzur para ile alınamıyormuş.

En kıymetli şeyim olan zamanımdan yalnızca kendime ayırabileceğim bir vakit ayırmak. İşte en zor olan şey bunu yaratmak oldu. 2018’in başında kendime verdiğim söz de buydu. Bu yıl kendime, yalnızca kendime ayırdığım bir zaman dilimi yaratacağım. Bu gece 00.00 bile olsa…E tabi bu zaman dilimini yaratmak da yeniden mutlu olduğum şeylere zaman ayırabilme lüksünü yarattı. Ve işte karşınızdayım.

Bu kez bloğumun içeriğinin ne olacağı konusunda çok emin değilim. Ama yalnızca kozmetik olmayacak o kesin. Hayattan keyif aldığım, yeni öğrendiğim ve yeni öğrendiklerimi paylaştığım yeni evim olacak burası. Misafirim olduğunuz için şimdiden çok teşekkür ederim. Yeniden beklerim.

Sevgiler

Paylaş
30'uma geldiğimde hayata dair tüm bildiklerimi unuttum. Yeniden öğrendiklerimi sizinle paylaşıyorum. Hayat yolculuğumda bana eşlik ettiğiniz için teşekkür ederim. Benimle her konuda bilgi@seherpolat.com adresinden iletişime geçebilirsiniz. Keyifli okumalar...

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here